Esaret

İnsanın esareti korkularıdır. Aşamadığı takıntıları, zorlandığı anları...
Son dört ayım esaret ayım oldu. Boşlukta kayboldum. Dört yıllık üniversite eğitiminden sonra bu bekleyiş beni zorladı. Kendimde kayboldum, korkularımın esiri oldum. Aşmak için adımlar belirledim ama adımları atamadım.
Hele de kendimden duyduğum "bilmiyorum" cevabı iyice kaybolmama neden oldu. Hayat anlamlı olandır derim farkını bil ve onu yaşat diye düşünürüm. Dediklerimi hatırlama zamanım geldi.
Korkumu yok edemem, onu bastırmakta istemiyorum, yapacaklarımı ve hedeflerimi de o korkuyla soyutlayamam. Ben yine en iyi bildiğimi yapacağım, en çok yazmayı sevdim, duygularımı haykırdım satırlara yine onu yapacağım.



Tutunduğum küçük bir dal var ve o dala sımsıkı sarılmayı seçiyorum ama ona aşırı bir şekilde bağlanmayacağım, hayatta bin bir türlü olay var ve her şey bizim kontrolümüz altında değil. Bunun bilincinde olarak elimden gelenin en iyisini yapacağım.
Dört aylık boşluk sürecinde hissettiklerimi söylemek istiyorum. Ben kontrol etmeyi seven birisiyim artık bunu bırakmak istediğimi fark ettim. Bunu bırakamazsam hayatımın akışını istemediğim bir yöne götürecek...
Genç ölümleri gördükçe duygularım sarsıldı, maneviyatın yükselmesi gerektiğini düşündüm.
Beynim ile kalbim arasında kalıp hislerime yoğunlaştığım zamanlar oldu.
Karışık bir dört ayım oldu.
Vasıfsız kelimesini yoğun bir şekilde kullandım kendim için. Akışına bırakmayı istedim ama bırakmayı beceremeyip daha da zorlandım.
Hafif hafif adımlarımı atacağım. Önce korktuğum konuda yaptığım eylemleri azaltmak istiyorum. Tutunduğum dala kendimi adayıp onunla ilgili yeterli daha doğrusu olabilir konumuna gelmek istiyorum. Aslında bu tam istediğim nokta değil asıl yetiştirmem gereken konuda yetiştiremiyorum çünkü bilmiyorum cevabı burada yoğun olarak geliyor.
Hayat işte tam olarak bu. İstemediğini yap kim istediğini yapıyor laflarını çokça duyup gitmem gereken yoldan iyice koptum.
Dört aylık fetret dönemimden sonra bugün geçen yılki hırslı sürecime dönmeyi seçip onun için eylem adımlarımı atıyorum. Tam bu esnada o dala tutunup başarı sağlarsam onu şekillendireceğimin sözünü de veriyorum istediklerimi asla unutmayacağım.

Esaret= Hayal Kırıklığı= İşe Yaramaz Hissi= Umutsuzluk

Herkesin esareti farklıdır. Bu durum enerjiyi götüren bir duygudur.
İnsan buna neden izin verir?

-Yapacağını bilmediğinden.
-Bodosladığından.
-Akışa bırakamayıp monotonlaşmaktan.
-Korkularını dinlemekten.
-Takıntılarından.

Ben bodoslayıp, monotonlaştım.
Şimdi ise kalkmak için kendimi sallıyorum "Hadi Kalk ayağa ya küllerinden doğ ya da yok ol"...
Hepimizin girdiği esaretten kurtulmasını dilerim, kendine iyi bak...

Yorumlar

  1. Hayatımızıngit gelleri içerisinde zaman zaman yaşıyoruz bu esaretleri, yaşam yolunu çiziyor ve her seferinde kurtuluyoruz esaretten, ta ki yeni bir kısılmışlık hissine kadar. Hayat sana yolunu gösterecektir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umarım yolumu bulurum. Bu değerli yorumunuz beni çok mutlu etti çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. Korkuların bu kadar kaliteli anlatıldığına ilk defa şahit oluyorum oğlum. Senin bence en değerli yönün farkındalığı aşırı gelişmiş bir genç olmak. Hedeflerin var ve bunu inan ki gerçekleştireceğine inanıyorum. Bu zamanları boşa gitmiş günler olarak değerlendirme. En doğru yolu bulacağına tüm kalbimle inanıyorum. Sevgiyle gözlerinden öperim yavrum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok zor geçen bir süreç Ece Abla. Yazın beni çok mutlu etti dilerim ulaşırım hedeflerime. Çok teşekkür ederim Ece Ablacığım. Sevgilerimle...

      Sil
  3. Blogunuz oldukça güzel ve emek verilmiş.Kaleminize sağlık.Yeni
    açtığım bloguma zaman ayırıp takip ederseniz oldukça mutlu olurum.Sağlıcakla Kalın.

    https://hepfragmanizle.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)
      En kısa zamanda geleceğim.
      Sevgilerimle...

      Sil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Desteğinizi Bekliyorum

Keşf-i Blogger Etkinliği

Kaybolmak ve Yolunu Bulmak